İLETİŞİM
İnterpol kaydı sildirme, kişi hakkında İnterpol Bilgi Sistemi’nde işlenen verilerin düzeltilmesi veya tamamen silinmesi amacıyla yürütülen hukuki başvuru sürecidir. Bu kayıt kırmızı bülten, difüzyon mesajı veya üye ülkeler arasında paylaşılan başka bir uluslararası arama verisi olabilir. Sürecin ilgili yönü hakkında İnterpol Avukatı Türkiye sayfasında ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
Başvuru, İnterpol Dosyalarının Kontrolü Komisyonuna, kısa adıyla CCF’ye yapılır. Ancak İnterpol kaydının silinmesi; yabancı ülkedeki soruşturmayı, mahkeme kararını veya ulusal yakalama emrini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu nedenle İnterpol kaydı ile kaydın dayandığı ceza dosyası ayrı ayrı incelenmelidir.
İnterpol kayıtları, üye ülkelerin suç soruşturmaları ve uluslararası polis iş birliği kapsamında paylaştığı kişisel ve adli verilerdir. Kırmızı bülten bu kayıtların en çok bilinen türüdür. Bunun yanında difüzyon mesajları ve farklı amaçlarla düzenlenen diğer bildirimler de bulunur.
Kişinin adının İnterpol’ün kamuya açık internet sitesinde görünmemesi, hakkında herhangi bir kayıt bulunmadığını kesin olarak göstermez. Bazı veriler yalnızca üye ülkelerin kolluk ve sınır makamları tarafından görülebilir.
İnterpol sistemindeki verilerin silinmesi veya düzeltilmesi için CCF’ye başvuru yapılır. 26 Mart 2026 tarihinden itibaren başvurular, kural olarak İnterpol’ün güvenli çevrim içi CCF portalı üzerinden gerçekleştirilmektedir.
CCF’ye üç farklı talepte bulunulabilir:
Kayıt bulunup bulunmadığı kesin olarak bilinmiyorsa önce erişim başvurusu yapılabilir. Kayıt tespit edildikten veya kaydın varlığı başka bir şekilde öğrenildikten sonra düzeltme ve silme talebi hazırlanabilir.
İnterpol kaydının sildirilmesi için yalnızca kişinin suçlamayı kabul etmediğini bildirmesi yeterli değildir. Verinin İnterpol Anayasası’na veya Veri İşleme Kuralları’na neden aykırı olduğu somut olay ve belgelerle açıklanmalıdır.
Başlıca silme gerekçeleri şunlardır:
İnterpol Anayasası’nın 3. maddesi, kuruluşun siyasi, askerî, dinî veya ırksal nitelikteki faaliyetlere müdahil olmasını yasaklamaktadır. Bu nedenle siyasi muhalifler, gazeteciler, insan hakları savunucuları veya belirli toplumsal gruplar hakkında kötüye kullanılan kayıtların silinmesi talep edilebilir.
Suçlamanın görünüşte dolandırıcılık, kamu düzenini bozma veya başka bir adi suç olarak gösterilmesi tek başına siyasi niteliği ortadan kaldırmaz. Kişinin faaliyetleri, suçlamanın zamanı, dosyanın genel bağlamı ve talep eden ülkedeki yargı koşulları birlikte değerlendirilir.
Başvuruda kullanılacak belgeler dosyaya göre değişir. Genel olarak aşağıdaki belgeler sunulabilir:
Belgelerle birlikte olayların tarih sırasına göre anlatıldığı açık bir başvuru dilekçesi hazırlanmalıdır. Her silme gerekçesinin hangi belgeye dayandığı anlaşılır şekilde gösterilmelidir.
CCF başvuruyu yazılı beyan ve belgeler üzerinden inceler. Kural olarak duruşma yapılmaz. Gerekli görülürse başvuru sahibinden, İnterpol Genel Sekreterliğinden veya kaydın kaynağı olan ülkeden ek bilgi istenebilir.
Erişim talepleri, başvurunun kabul edilebilir bulunmasından itibaren genel olarak dört ay içinde karara bağlanır. Düzeltme ve silme talepleri için öngörülen süre dokuz aydır. Dosyanın karmaşıklığı ve ek bilgi ihtiyacı uygulamada gecikmeye neden olabilir.
CCF bir ceza mahkemesi değildir. Kişinin suçlu veya masum olduğuna karar vermez; İnterpol sistemindeki verilerin kuruluşun kurallarına uygun şekilde işlenip işlenmediğini denetler. Deport Kararına İtiraz içeriği, bu aşamayla bağlantılı diğer hukuki noktaları açıklar.
Silme kararı uygulandığında kayıt İnterpol veri tabanından kaldırılır. Üye ülkelere de ulusal veri tabanlarını güncellemeleri ve silinen İnterpol kaydını kullanmamaları yönünde bildirim yapılır. Ayrıca Deport Kararı Kaldırma konusunda açıklanan hususlar somut olayla birlikte değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte kaydı talep eden ülke, kişiyi kendi ulusal aranan kişiler listesinde tutabilir. Ayrıca ikili veya bölgesel iş birliği kanalları üzerinden başka devletlere bilgi göndermesi mümkün olabilir.
Silme kararından sonra seyahat sırasında sorun yaşanması hâlinde, ilgili devletin kayıtlarını güncellemesi için İnterpol üzerinden hatırlatma yapılması veya kararın ilgili ulusal makamlara sunulması gerekebilir.
Hayır. İnterpol kaydının silinmesi yalnızca İnterpol Bilgi Sistemi’ndeki veriyi etkiler. Yabancı ülkedeki soruşturma, dava, mahkûmiyet kararı veya ulusal yakalama emri devam edebilir.
Ulusal kararların kaldırılması için ilgili ülkede ayrıca hukuki başvuru yapılmalıdır. Benzer şekilde yabancı ülkedeki yakalama kararının kaldırılması da İnterpol verisinin otomatik olarak silindiği anlamına gelmeyebilir.
İnterpol kaydı ile suçluların iadesi birbirinden farklıdır. İnterpol kaydı uluslararası bilgi paylaşımı ve kişinin yerinin tespit edilmesiyle ilgilidir. İade ise aranan kişinin bir devlete teslim edilip edilmeyeceğine ilişkin adli ve idari süreçtir.
Türkiye’de suçluların iadesi, 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu, uluslararası anlaşmalar ve ilgili adli makamların kararları çerçevesinde yürütülür. Kırmızı bültenin bulunması kişinin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.
İnterpol alanında çalışan avukat, kayıt türünü ve kaydın dayandığı ulusal ceza dosyasını birlikte inceler. CCF başvurusunu hazırlar, silme gerekçelerini belirler ve gerekli yabancı kararların temin edilmesini koordine eder. Bu konuyla bağlantılı olarak İnterpol Avukatı başlıklı içeriği de inceleyebilirsiniz.
Türkiye’de geçici yakalama veya iade süreci bulunuyorsa bu işlemlere karşı savunma ayrıca yürütülür. Kaydı oluşturan ülkedeki yakalama kararının kaldırılması için o ülkedeki avukatlarla ortak çalışma yapılabilir.
Kamuya açık kırmızı bültenler internetten görülebilir. Ancak bütün kayıtlar kamuya açık olmadığından kesin bilgi için CCF’ye erişim başvurusu yapılabilir.
Evet. Gerekli yetkilendirme belgesi sunularak başvuru avukat veya başka bir yetkili temsilci aracılığıyla yapılabilir.
Hayır. CCF suçluluk veya masumiyet kararı vermez. Yalnızca İnterpol sistemindeki veri işlemenin İnterpol kurallarına uygunluğunu değerlendirir.
Ulusal yakalama emirleri, vize kararları veya başka güvenlik kayıtları devam edebilir. Bu nedenle seyahat riski ülke bazında ayrıca değerlendirilmelidir.
Kararı değiştirebilecek yeni ve önemli bir olgunun sonradan ortaya çıkması hâlinde, bu olgunun öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kararın gözden geçirilmesi talep edilebilir.
Düzeltme ve silme talepleri için öngörülen süre, başvurunun kabul edilebilir bulunmasından itibaren dokuz aydır. Ek bilgi talepleri ve dosyanın karmaşıklığı sürenin uzamasına neden olabilir.
Hukuki bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İnterpol kaydı, ulusal yakalama emri, geçici yakalama ve suçluların iadesi ayrı süreçlerdir. Uygulanacak hukuki yol; kaydın türüne, suçlamaya, kişinin vatandaşlığına ve talep eden ülkeye göre belirlenmelidir.