İLETİŞİM
Yabancılar için deport avukatı, Türkiye’de hakkında sınır dışı etme kararı verilen kişinin idari ve yargısal başvurularını takip eder. Deport kararına karşı dava süresinin kısa olması nedeniyle kararın tebliğ tarihi, sınır dışı gerekçesi ve yabancının kişisel durumu gecikmeden incelenmelidir.
Sınır dışı etme kararı, idari gözetim, geri gönderme merkezinde tutulma, tahdit kodu ve Türkiye’ye giriş yasağı birbirinden farklı işlemlerdir. Deport avukatı, yabancı hakkındaki bütün kayıtları değerlendirerek her işlem için uygun başvuru yolunu belirler.
“Deport avukatı” kanunla tanımlanmış ayrı bir uzmanlık unvanı değildir. Bu ifade uygulamada yabancılar hukuku, sınır dışı etme kararları, geri gönderme merkezleri ve Türkiye’ye giriş yasakları alanında çalışan avukatlar için kullanılır.
Avukatın görevi yalnızca dava açmak değildir. Kararın hukuki dayanağını, tebligatı, tahdit kodlarını, aile bağlarını, sağlık durumunu ve yabancının gönderileceği ülkede karşılaşabileceği riskleri birlikte inceler.
Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Başvuruyu yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı yapabilir.
Mahkemeye başvuran kişinin dava açıldığını kararı veren idari makama da bildirmesi gerekir. İdare mahkemesinin başvuruyu on beş gün içinde sonuçlandırması öngörülmüştür ve verilen karar kesindir.
Yabancının kendi rızasıyla Türkiye’den ayrılması dışında, dava açma süresi içinde ve süresinde dava açılmışsa yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işlemi uygulanmaz.
Her sınır dışı dosyası yabancının kişisel koşullarına göre değerlendirilir. Başlıca itiraz gerekçeleri şunlardır:
Dava dilekçesinde yalnızca yabancının Türkiye’de kalmak istediğinin belirtilmesi yeterli değildir. İddialar aile kayıtları, sağlık raporları, ikamet belgeleri, adli kararlar ve ülke bilgileriyle desteklenmelidir.
Kanunda bir sınır dışı nedeni bulunsa bile bazı yabancılar hakkında deport kararı alınamaz veya mevcut karar uygulanamaz.
| Korunan Kişi | Koruma Nedeni |
|---|---|
| Kötü muamele riski bulunanlar | Gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muamele riski bulunması |
| Seyahat etmesi riskli kişiler | Ciddi sağlık sorunu, ileri yaş veya hamilelik |
| Tedavisi devam edenler | Hayati tedavinin gönderilecek ülkede bulunmaması |
| İnsan ticareti mağdurları | Mağdur destek programından yararlanılması |
| Şiddet mağdurları | Psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet nedeniyle tedavinin devam etmesi |
Bu durumların yabancı bakımından gerçekten mevcut olup olmadığı bireysel olarak değerlendirilir. Deport avukatı, koruma nedenlerini gösteren belgeleri dava dosyasına sunar.
Geri gönderme merkezinde tutulan yabancı hakkında genellikle hem sınır dışı etme hem de idari gözetim kararı bulunur. Bu iki karara karşı farklı mercilere başvurulur.
Deport kararına karşı idare mahkemesinde dava açılır. İdari gözetim kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurularak yabancının geri gönderme merkezinden çıkarılması talep edilir.
Geri gönderme merkezindeki yabancının avukatına, yasal temsilcisine, yakınlarına ve notere erişme ve görüşme hakkı bulunmaktadır. Avukat, merkezde yabancıyla görüşebilir ve tebliğ edilen kararların örneklerini inceleyebilir.
İdari gözetim kararına karşı yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi kendiliğinden durdurmaz. Hâkimliğin incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırması gerekir.
Kaçma riskinin bulunmaması, sabit adres, aile bağları, sağlık durumu veya daha hafif bir tedbirin yeterli olması serbest bırakılma talebinde kullanılabilir. Koşullar sonradan değişirse yeniden başvuru yapılması mümkündür.
Geri gönderme merkezinden çıkarılan yabancıya belirli adreste ikamet, düzenli bildirim, teminat veya elektronik izleme gibi alternatif yükümlülükler getirilebilir.
Hayır. İdari gözetimin kaldırılması yalnızca yabancının geri gönderme merkezinde tutulmasına son verir. Sınır dışı etme kararı, tahdit kodu ve giriş yasağı devam edebilir.
Benzer şekilde deport kararına karşı dava açılması da yabancının merkezden otomatik olarak çıkarılmasını sağlamaz. Her karar için ilgili mahkeme veya idari makam önünde ayrı işlem yapılmalıdır.
Sınır dışı edilen yabancı hakkında Türkiye’ye giriş yasağı ve tahdit kodu oluşturulabilir. Deport kararının iptal edilmesi, bütün tahdit kayıtlarının otomatik olarak silineceği anlamına gelmez.
Deport avukatı, kodun hangi gerekçeyle konulduğunu araştırır. Kaydın hukuka aykırı veya güncelliğini kaybetmiş olması hâlinde Göç İdaresine başvuru yapılabilir ya da idare mahkemesinde ayrı iptal davası açılabilir.
Sınır dışı kararına karşı dava süresi yalnızca yedi gündür. Sürenin kaçırılması, davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesine ve yabancının sınır dışı edilmesine neden olabilir.
Bu nedenle tebligat tarihi, kararın gerekçesi ve yabancının tutulduğu merkez hızlı şekilde belirlenmelidir. Avukata erken başvurulması, gerekli aile, sağlık ve adli belgelerin süresi içinde toplanmasını kolaylaştırır.
Hiçbir avukat dosyanın sonucu hakkında kesin garanti veremez. Sonuç, kararın gerekçesine, sunulan belgelere ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
Kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde dava açılmalıdır.
Yabancının kendi rızasıyla ayrılması dışında, süresinde dava açılırsa yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işlemi uygulanmaz.
Evet. Geri gönderme merkezindeki yabancıya avukata erişme ve avukatıyla görüşme imkânı sağlanmalıdır.
İdari gözetim kararına karşı başvurmak isteyen ve avukatlık ücretini karşılayamayan yabancı, talebi hâlinde Avukatlık Kanunu kapsamında hukuki yardım isteyebilir.
Hayır. İdari gözetimin kaldırılması yalnızca merkezde tutulmayı sona erdirir. Deport kararı ve tahdit kayıtları için ayrı hukuki işlemler yapılmalıdır.
Hukuki bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sınır dışı etme, idari gözetim, tahdit kodu ve giriş yasağı farklı hukuki işlemlerdir. İzlenecek yol kararların gerekçesine, tebliğ tarihine ve yabancının kişisel durumuna göre belirlenmelidir.