Uluslararası ticaret, bankacılık, yatırım, dış ödeme ve şirketler arası para transferlerinde karşılaşılabilecek en önemli yaptırım mekanizmalarından biri OFAC yaptırımlarıdır. Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Office of Foreign Assets Control (OFAC), ABD'nin dış politika ve ulusal güvenlik hedefleri doğrultusunda ekonomik ve ticari yaptırım programlarını yönetir ve uygular.
OFAC yaptırımları yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kişi ve şirketler açısından önem taşımaz. Uluslararası bankacılık sistemi, ABD doları üzerinden gerçekleştirilen ödemeler, ABD bağlantılı finans kuruluşları, Amerikan menşeli mal ve hizmetler, uluslararası şirket yapıları ve bazı ikincil yaptırım düzenlemeleri nedeniyle Türkiye'deki gerçek kişiler ve şirketler de OFAC kaynaklı hukuki ve ticari risklerle karşılaşabilir. Bu nedenle bir kişi veya şirket hakkında OFAC kaydı bulunup bulunmadığının incelenmesi, yalnızca isim kontrolü yapılmasından çok daha kapsamlı bir hukuki değerlendirme gerektirir.
OFAC yaptırımları; belirli devletlere, rejimlere, gerçek kişilere, şirketlere, kuruluşlara, finansal kurumlara, sektörlere, gemilere, uçaklara veya belirli ekonomik faaliyetlere yönelik uygulanabilen ekonomik ve ticari kısıtlamalardır. Yaptırımın kapsamı, hangi yaptırım programının uygulandığına ve ilgili kişi ya da kuruluşun hangi hukuki düzenleme kapsamında hedef alındığına göre değişebilir.
Bu nedenle "OFAC yaptırımı" tek tip bir hukuki tedbir anlamına gelmez. Bazı yaptırımlar malvarlığının tamamen bloke edilmesini öngörürken bazıları yalnızca belirli finansman işlemlerini, yatırım faaliyetlerini, borçlanmayı, mal veya hizmet sağlanmasını ya da muhabir banka ilişkilerini sınırlandırabilir. Her olayda ilgili yaptırım programının ayrıca incelenmesi gerekir.
OFAC, ABD Hazine Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren ve ekonomik yaptırım programlarının uygulanmasından sorumlu kurumdur. Yaptırım programları terörizmin finansmanı, uyuşturucu kaçakçılığı, silahların yayılması, siber faaliyetler, yolsuzluk, belirli ülkeler veya rejimlerle bağlantılı faaliyetler ve ABD'nin dış politika ya da ulusal güvenlik hedefleri kapsamında farklı gerekçelere dayanabilir.
OFAC yaptırımları kapsamlı ülke veya bölge yaptırımları şeklinde uygulanabileceği gibi belirli kişi, şirket veya ekonomik faaliyetleri hedef alan seçici yaptırımlar şeklinde de düzenlenebilir. Dolayısıyla internette zaman zaman kullanılan "OFAC yasaklı ülkeler listesi" ifadesi tek başına yeterli değildir. Bir ülke hakkında yaptırım bulunması, o ülkeyle bağlantılı bütün işlemlerin her durumda yasak olduğu anlamına gelmeyebilir.
"OFAC listesi" ifadesi uygulamada çoğunlukla yaptırıma tabi kişi ve kuruluşların bulunduğu listelerin tamamını ifade etmek için kullanılmaktadır. Ancak OFAC tek bir liste yayımlamamaktadır. En önemli liste Specially Designated Nationals and Blocked Persons List (SDN List) olmakla birlikte çeşitli Non-SDN yaptırım listeleri de bulunmaktadır.
Bu ayrım önemlidir çünkü SDN Listesi'nde bulunan bir kişiyle Non-SDN listelerinden birinde bulunan bir kişinin tabi olduğu hukuki kısıtlamalar aynı olmayabilir.
| Liste / Statü | Genel Özelliği | Muhtemel Hukuki Sonuç |
|---|---|---|
| SDN List | Bloke edilmiş gerçek kişiler, şirketler, kuruluşlar ve belirli malvarlıkları | Malvarlığının bloke edilmesi ve ABD kişileri bakımından genel işlem yasağı |
| SSI List | Sektörel yaptırımlara tabi kişi ve kuruluşlar | Belirli finansman, borçlanma veya diğer işlemlerde kısıtlama |
| CAPTA List | Belirli yabancı finansal kuruluşlar | ABD'deki muhabir veya payable-through hesaplara ilişkin yasak ya da ağır sınırlamalar |
| NS-MBS List | Tam bloke yaptırımından daha sınırlı tedbirlere tabi kişiler | Kişi bazında belirtilen mal, hizmet veya diğer ekonomik faaliyetlerin sınırlandırılması |
| NS-CMIC List | Belirli Çin askeri-endüstriyel kompleks şirketlerine ilişkin yaptırımlar | İlgili düzenlemeye göre belirli menkul kıymet veya yatırım işlemlerinin sınırlandırılması |
SDN Listesi, OFAC sisteminin en önemli yaptırım listelerinden biridir. Listeye gerçek kişiler, şirketler, kuruluşlar, gruplar ve belirli durumlarda gemi veya uçak gibi malvarlığı unsurları dahil edilebilir. SDN statüsünde bulunan kişilerin ABD'de bulunan veya ABD kişilerinin mülkiyetinde ya da kontrolünde bulunan malvarlığı ve malvarlığı üzerindeki hakları genel olarak bloke edilir.
ABD kişileri de kural olarak SDN statüsündeki kişilerle işlem gerçekleştiremez. Ancak ilgili yaptırım programında bir istisna bulunması veya OFAC tarafından genel ya da özel lisans verilmesi halinde belirli işlemler mümkün olabilir.
OFAC hukukunda "blocking", malvarlığının dondurulması anlamına gelir. Bloke edilen malvarlığının mülkiyeti otomatik olarak ABD devletine geçmez. Malvarlığı hukuken yaptırım uygulanan kişiye ait olmaya devam etmekle birlikte, ilgili malvarlığı üzerinde transfer, ödeme, çekme, satış veya benzeri tasarruf işlemleri OFAC izni olmaksızın gerçekleştirilemez.
Bloke edilebilecek "property" kavramı oldukça geniştir. Banka hesapları, para, çekler, hisse senetleri, tahviller, alacaklar ve diğer finansal araçların yanında taşınırlar, mallar, gemiler, taşınmazlar, sözleşmeler ve maddi veya gayrimaddi başka haklar da yaptırım kapsamına girebilir.
OFAC yaptırımlarının değerlendirilmesinde en fazla gözden kaçan konulardan biri 50 Percent Rule olarak bilinen yüzde 50 kuralıdır. Bir şirketin OFAC listesinde adına doğrudan rastlanmaması, şirketin yaptırım kapsamında olmadığı anlamına gelmeyebilir.
OFAC'ın kuralına göre bir veya birden fazla bloke edilmiş kişinin doğrudan veya dolaylı olarak toplamda yüzde 50 veya daha fazla sahip olduğu bir kuruluş, ayrıca SDN Listesi'nde adına yer verilmemiş olsa dahi bloke edilmiş kuruluş olarak değerlendirilebilir.
Örneğin iki ayrı SDN kişinin bir şirkette sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 20 oranında sahipliği bulunuyorsa, toplam bloke edilmiş kişi sahipliği yüzde 50'ye ulaştığından şirketin OFAC bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Benzer şekilde doğrudan değil, şirketler zinciri üzerinden gerçekleştirilen dolaylı sahiplik yapıları da inceleme konusu olabilir.
Bu nedenle yalnızca ticaret yapılacak şirketin unvanının OFAC sisteminde aranması yeterli değildir. Nihai faydalanıcıların, ortaklık oranlarının ve şirketler arasındaki dolaylı sahiplik ilişkilerinin de incelenmesi gerekir.
Bloke edilmiş kişilerin toplam sahipliğinin yüzde 50'nin altında olması, şirketi yalnızca OFAC'ın yüzde 50 kuralı bakımından otomatik olarak bloke edilmiş şirket haline getirmez. Bununla birlikte bu durum işlemin kesin olarak risksiz olduğu anlamına gelmez.
Özellikle yaptırıma tabi kişinin şirket üzerinde önemli kontrol sahibi olması, şirket adına sözleşme imzalaması, işlemden ekonomik menfaat elde etmesi veya işlemin doğrudan yaptırıma tabi kişiyi içermesi halinde ayrıca yaptırım riski doğabilir. OFAC da yüzde 50'nin altında olmakla birlikte yaptırıma tabi kişilerin önemli pay veya kontrol sahibi olduğu şirketlerle işlem yapılırken dikkatli olunmasını tavsiye etmektedir.
OFAC uygulamasında sık karıştırılan iki kavram blocking ve rejecting işlemleridir. Blocking, bloke edilmesi gereken bir kişi veya malvarlığı bulunduğunda ilgili varlığın dondurulmasını ifade eder.
Rejecting ise işlem yasak olmakla birlikte işlem içerisinde bloke edilmesi gereken bir malvarlığı menfaati bulunmaması halinde işlemin gerçekleştirilmemesi ve reddedilmesi anlamına gelir. Bu ayrım özellikle uluslararası banka transferlerinde önem taşır.
| İşlem | Anlamı |
|---|---|
| Blocking | Malvarlığının dondurulması ve OFAC izni olmadan üzerinde işlem yapılmaması |
| Rejecting | Yasaklanan işlemin gerçekleştirilmeden reddedilmesi veya geri çevrilmesi |
Genel olarak ABD vatandaşları ve daimi ikamet sahipleri, nerede bulunduklarına bakılmaksızın OFAC yaptırımlarına uymak zorundadır. ABD sınırları içerisinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile ABD hukukuna göre kurulmuş şirketler ve bunların yabancı şubeleri de yaptırım düzenlemelerinin kapsamına girebilir.
Bazı yaptırım programlarında ABD kişilerinin sahip olduğu veya kontrol ettiği yabancı iştiraklere ilişkin ayrıca yükümlülükler bulunabilir. Dolayısıyla hangi şirketin "U.S. person" veya ABD yargı yetkisine tabi kişi olarak değerlendirileceği ilgili yaptırım programındaki tanımlar çerçevesinde incelenmelidir.
Evet. Bir şirketin Türkiye'de kurulmuş olması OFAC riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Türk şirketlerinin ABD bağlantısı bulunmayan sıradan ticari işlemleri doğrudan OFAC'ın birincil yaptırım yetkisine girmeyebilir. Ancak işlemin yapısına göre ABD bağlantısı ortaya çıkabilir veya belirli ikincil yaptırım riskleri doğabilir.
Özellikle aşağıdaki durumlar ayrıca incelenmelidir:
Uluslararası ticarette dolar cinsinden gerçekleştirilen ödemelerin önemli bir bölümü ABD finansal sistemi veya ABD'deki muhabir bankalarla bağlantılı hale gelebilir. Böyle bir durumda taraflardan birinin yaptırım kapsamında olması ödeme işleminin banka tarafından durdurulmasına, reddedilmesine, bloke edilmesine veya kapsamlı incelemeye alınmasına yol açabilir.
Ancak yalnızca ödemenin dolar cinsinden yapılması üzerinden otomatik bir hukuki sonuç çıkarmak doğru değildir. Ödemenin geçtiği bankalar, taraflar, malın veya hizmetin niteliği, ilgili ülke, yaptırım programı, sahiplik yapısı ve işlemin diğer bağlantıları birlikte değerlendirilmelidir.
OFAC yaptırımlarının uluslararası etkisini artıran unsurlardan biri secondary sanctions olarak ifade edilen ikincil yaptırım mekanizmalarıdır. Bu mekanizmalar, belirli yaptırım programlarında ABD dışındaki kişilerin bazı yaptırım hedefleriyle gerçekleştirdiği belirli faaliyetler nedeniyle ABD yaptırımlarına maruz kalabilmesine yol açabilir.
Ancak bütün OFAC yaptırımlarında aynı ikincil yaptırım sistemi bulunmamaktadır. İkincil yaptırım riskinin doğup doğmadığı; ilgili Başkanlık Kararnamesi, federal yasa, yaptırım yönetmeliği ve OFAC rehberleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle "SDN olan bir kişiyle işlem yapan herkes otomatik olarak OFAC yaptırımına girer" şeklindeki genelleme hukuken doğru değildir.
ABD dışında bulunan kişiler bakımından da bazı OFAC yasakları uygulanabilir. Özellikle bir ABD kişisinin yaptırım ihlaline neden olunması, ihlale yönelik iş birliği yapılması veya yaptırım hükümlerinden kaçınmayı amaçlayan işlemler gerçekleştirilmesi ciddi risk oluşturabilir.
Bir işlemin görünüşte ABD dışındaki iki şirket arasında gerçekleştirilmiş olması bu nedenle tek başına yeterli değildir. İşlemin finansman zinciri, kullanılan bankalar, aracı kuruluşlar, nihai faydalanıcılar, malın kaynağı, sözleşme tarafları ve ABD bağlantıları ayrıca incelenmelidir.
OFAC yaptırım programlarının ihlal edilmesi önemli hukuki ve mali sonuçlara yol açabilir. Uygulanabilecek yaptırım, ihlal edilen düzenlemenin hukuki dayanağına ve olayın özelliklerine göre değişir.
Muhtemel sonuçlar arasında şunlar bulunabilir:
OFAC'ın sivil yaptırım sisteminin önemli özelliklerinden biri, belirli ihlaller bakımından "strict liability" yaklaşımının uygulanabilmesidir. Bu yaklaşım kapsamında ABD yargı yetkisine tabi bir kişinin yasaklanan bir işlem yaptığını bilmemiş olması, tek başına idari sorumluluğu ortadan kaldırmayabilir.
Bununla birlikte cezanın belirlenmesi aşamasında şirketin uyum programı, ihlali bilerek gerçekleştirip gerçekleştirmediği, gerekli kontrolleri uygulayıp uygulamadığı, ihlalin kapsamı, yöneticilerin davranışları, düzeltici tedbirler ve gönüllü bildirim gibi unsurlar önem taşıyabilir.
Uluslararası ticaret yapan veya yaptırım riski bulunan sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin yalnızca işlem anında isim araması yapması yeterli bir uyum sistemi olarak kabul edilmemelidir. OFAC, şirketlerin risk temelli bir sanctions compliance program oluşturmasını teşvik etmektedir.
Etkin bir yaptırım uyum programında şirketin faaliyet alanına göre özellikle aşağıdaki konular değerlendirilmelidir:
OFAC tarafından sunulan yaptırım listesi arama sisteminde kişi veya şirket isimleri kontrol edilebilir. Ancak isim benzerliği tek başına kişinin yaptırıma tabi olduğunu göstermez. Özellikle yaygın isimlerde yanlış eşleşmeler ortaya çıkabilir.
Doğru değerlendirme yapılabilmesi için isimle birlikte doğum tarihi, vatandaşlık, adres, şirket kayıt bilgileri, pasaport veya kimlik bilgileri, diğer isimler ve alias kayıtları, yaptırım programı etiketi ve diğer tanımlayıcı bilgiler karşılaştırılmalıdır.
Bir banka veya şirketin yaptırım taramasında isim benzerliği tespit edilmesi halinde doğrudan kişinin kesin olarak yaptırıma tabi olduğu kabul edilmemelidir. Öncelikle eşleşmenin gerçek bir yaptırım kaydı mı yoksa false positive olarak adlandırılan yanlış eşleşme mi olduğu belirlenmelidir.
Bu değerlendirmede kişinin tam adı, doğum tarihi, doğum yeri, vatandaşlığı, adresi, pasaport bilgileri, şirket bilgileri ve OFAC kaydındaki diğer tanımlayıcı veriler karşılaştırılabilir. Yanlış kişinin hesabının veya işleminin gereksiz yere kısıtlanmasını önlemek açısından hukuki ve teknik incelemenin birlikte yürütülmesi önemlidir.
General License, normal şartlarda yasak olacak belirli işlem türlerinin, lisansın şartlarını sağlayan kişiler tarafından ayrıca bireysel izin başvurusu yapılmadan gerçekleştirilebilmesini sağlayan genel yetkilendirmedir.
Genel lisansın bulunması, yaptırımlı kişi veya ülkeyle bağlantılı bütün işlemlerin serbest olduğu anlamına gelmez. Lisans metninde belirtilen işlem türleri, taraflar, süreler, raporlama yükümlülükleri ve diğer şartların tamamının dikkatle incelenmesi gerekir.
Specific License, normal şartlarda yasak olan belirli bir işlemin veya işlemler dizisinin yapılabilmesi için OFAC tarafından belirli kişi ya da kuruluşlara verilen özel izindir.
İşlem için uygulanabilir bir genel lisans veya kanuni istisna bulunmaması halinde somut olayın şartlarına göre OFAC'a özel lisans başvurusu yapılması gündeme gelebilir. Özel lisans verilmesi otomatik değildir ve başvurular olay bazında değerlendirilir.
OFAC yaptırım listesine alınmış olmak her durumda kalıcı bir statü değildir. Listelenen gerçek kişi, tüzel kişi veya belirli malvarlığı adına OFAC'a administrative reconsideration, diğer ifadeyle delisting veya yeniden değerlendirme başvurusu yapılabilir.
Başvuruda yaptırıma dayanak oluşturan koşulların artık mevcut olmadığı, kişinin davranışlarında önemli değişiklik meydana geldiği, listelenmenin hatalı olduğu veya yaptırım kriterlerinin artık karşılanmadığı yönündeki hukuki ve fiili gerekçeler sunulabilir. OFAC gerektiğinde başvurandan ek belgeler ve açıklamalar talep edebilir.
Listeden çıkarılma taleplerinin niteliğine göre sunulacak belgeler değişebilir. Gerçek kişiler açısından kimlik ve vatandaşlık belgeleri, şirketler açısından şirket kayıtları, ortaklık yapıları, yönetim değişiklikleri, ticari ilişkiler, finansal kayıtlar ve yaptırıma neden olan bağlantının ortadan kalktığını gösteren belgeler önem kazanabilir.
Özellikle karmaşık ortaklık yapılarında nihai faydalanıcıların ve kontrol ilişkilerinin açık şekilde ortaya konulması önemlidir. Başvuruda eksik veya çelişkili bilgi bulunması inceleme sürecini olumsuz etkileyebilir.
Hayır. OFAC yaptırımları ABD hukuk sisteminin parçasıdır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve diğer devletlerin kendi yaptırım rejimleri ve listeleri bulunmaktadır.
Bir kişi OFAC listesinde bulunurken Avrupa Birliği yaptırım listesinde bulunmayabilir veya bunun tersi gerçekleşebilir. Uluslararası ticaret işlemlerinde yalnızca OFAC taraması yapılması bu nedenle her zaman yeterli değildir. İşlemin tarafları ve coğrafi bağlantıları dikkate alınarak uygulanabilecek bütün yaptırım rejimlerinin incelenmesi gerekebilir.
Özellikle ihracat, ithalat, enerji, finans, lojistik, savunma, teknoloji, deniz taşımacılığı ve uluslararası ödeme işlemlerinde yaptırım kontrolünün sözleşme imzalandıktan sonra değil, ticari ilişki kurulmadan önce yapılması önemlidir.
Bir şirketin yaptırım riskini değerlendirirken yalnızca karşı tarafın ticaret unvanına bakılması yerine aşağıdaki kontroller birlikte yürütülmelidir:
Evet. Bankalar ve uluslararası finans kuruluşları yaptırım uyum sistemleri kapsamında para transferlerini otomatik ve manuel kontrollerden geçirebilir. Gönderici, alıcı, aracı banka, nihai faydalanıcı veya işlem açıklamasında yaptırım eşleşmesi bulunması halinde transfer incelemeye alınabilir.
İncelemenin sonucuna göre işlemin devam ettirilmesi, ek belge talep edilmesi, transferin reddedilmesi veya ilgili yaptırım düzenlemesi gerektiriyorsa malvarlığının bloke edilmesi gündeme gelebilir. Her yaptırım eşleşmesinde aynı hukuki sonuç ortaya çıkmaz.
Bloke edilen paranın hukuki durumu, hangi yaptırım programının uygulandığına, blokaj nedenine ve işlem taraflarının statüsüne göre değerlendirilir. Yanlış eşleşme bulunduğu düşünülüyorsa bunun belgelerle açıklanması gerekebilir. Gerçek bir yaptırım bağlantısı bulunuyorsa OFAC lisansı veya diğer hukuki başvuru yolları gündeme gelebilir.
Bloke edilen malvarlığına ilişkin işlem yapılmadan önce ilgili yaptırım hükümlerinin dikkatle incelenmesi gerekir. Yetkisiz şekilde malvarlığını serbest bırakmaya veya yaptırım sistemini dolanmaya yönelik girişimler ayrıca yaptırım ihlali oluşturabilir.
Yaptırım uygulanan gerçek kişi veya şirketin işlemin gerçek tarafı olduğunu gizlemek amacıyla aracı şirket, üçüncü kişi, farklı ödeme açıklaması veya karmaşık şirket yapılarının kullanılması ciddi yaptırım riski oluşturabilir.
ABD yaptırım düzenlemelerinde yaptırımların etkisini ortadan kaldırmayı amaçlayan, yasaklanan işlemlerden kaçınmaya yönelik veya ABD kişilerini ihlale sürükleyen faaliyetler ayrıca hukuki sorumluluğa neden olabilir. Bu nedenle bir işlemin doğrudan yaptırım listesinde görünmemesi, ekonomik gerçekliğin göz ardı edilebileceği anlamına gelmez.
OFAC, "Office of Foreign Assets Control" ifadesinin kısaltmasıdır. ABD Hazine Bakanlığı bünyesinde ekonomik ve ticari yaptırım programlarını yöneten kurumdur.
Hukuki sonuç kişinin hangi OFAC listesinde ve hangi yaptırım programı kapsamında bulunduğuna göre değişir. SDN statüsünde tam bloke yaptırımları söz konusu olabilirken Non-SDN listelerinde daha sınırlı yasaklar uygulanabilir.
Specially Designated Nationals and Blocked Persons List, OFAC'ın bloke edilmiş kişi ve kuruluşlara ilişkin temel yaptırım listesidir. ABD kişilerinin SDN'lerle işlem yapması genel olarak yasaktır ve ABD yargı alanındaki ilgili malvarlığı bloke edilebilir.
Evet. Özellikle OFAC'ın yüzde 50 kuralı nedeniyle, bloke edilmiş kişilerin doğrudan veya dolaylı toplam sahipliğinin yüzde 50 veya üzerinde olduğu bir şirket adı listede ayrıca bulunmasa dahi bloke edilmiş kabul edilebilir.
Vatandaşlığın Türk olması tek başına OFAC yaptırım riskini ortadan kaldırmaz. Bir Türk vatandaşı veya Türkiye'de kurulu şirket yaptırım listesine alınabilir veya somut işlem kapsamında ABD yaptırım kurallarından etkilenebilir.
Uluslararası finans sisteminde çalışan bankalar kendi yaptırım uyum politikaları kapsamında OFAC listelerini dikkate alabilir. Özellikle ABD finans sistemi veya muhabir banka ilişkilerinin bulunduğu işlemlerde OFAC riski daha önemli hale gelebilir.
Evet. Yaptırım listesine alınmış kişiler veya kuruluşlar, şartları bulunuyorsa OFAC'a idari yeniden değerlendirme ve listeden çıkarılma başvurusu yapabilir.
Hayır. Şirketin ortakları, nihai faydalanıcıları, dolaylı sahiplik yapısı, yöneticileri, yaptırım programı, ödeme sistemi ve işlemin ekonomik gerçekliği birlikte değerlendirilmelidir.
Bunun tek bir cevabı bulunmamaktadır. Sözleşmenin tarafları, uygulanacak hukuk, yaptırım programı, işlemin yasaklanıp yasaklanmadığı, lisans veya istisna bulunup bulunmadığı ve sözleşmedeki yaptırım hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
OFAC düzenlemelerinde kişinin yalnızca listede bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi çoğu zaman yeterli değildir. Yaptırımın hukuki dayanağı, sahiplik ilişkileri, yüzde 50 kuralı, işlemdeki ABD bağlantısı, ikincil yaptırım ihtimali, banka blokajları, lisans imkanları ve gerekiyorsa listeden çıkarılma süreci birlikte incelenmelidir.
Not: OFAC yaptırım programları ve yaptırım listeleri zaman içerisinde değişebilmektedir. Bu nedenle somut bir kişi, şirket veya uluslararası işlem hakkında değerlendirme yapılırken işlemin gerçekleştirileceği tarihte yürürlükte bulunan yaptırım programları, OFAC listeleri, genel lisanslar, özel lisanslar ve ilgili düzenlemelerin güncel hali kontrol edilmelidir. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup somut olay bakımından hukuki görüş veya danışmanlık yerine geçmez.