İnterpol avukatı; uluslararası arama kayıtları, kırmızı bülten, difüzyon, suçluların iadesi ve bu kayıtların Türkiye’de doğurabileceği adli veya idari sonuçlar hakkında hukuki destek sunar. İnterpol kaydıyla bağlantılı dosyalar; uluslararası ceza hukuku, suçluların iadesi, yabancılar hukuku, sınır dışı işlemleri ve idari yargı süreçlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirebilir.
Avukat Esra Aslan tarafından; kırmızı bülten ve İnterpol kayıtlarının incelenmesi, İnterpol Dosyalarının Kontrolü Komisyonuna başvuru hazırlanması, deport kararına itiraz, geri gönderme merkezindeki idari gözetimin kaldırılması, Türkiye’ye giriş yasağı ve tahdit kayıtlarına karşı hukuki süreçlerin yürütülmesi konularında hizmet sunulmaktadır.
İnterpol Avukatı Türkiye
Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı olarak bilinen INTERPOL, üye ülkelerin kolluk makamları arasında suçla mücadele amacıyla bilgi paylaşımını ve uluslararası polis iş birliğini sağlayan bir kuruluştur. INTERPOL bir mahkeme, savcılık makamı veya uluslararası polis gücü değildir. INTERPOL görevlileri kendi başlarına Türkiye’de bir kişiyi yakalayamaz, tutuklayamaz veya sınır dışı edemez.
INTERPOL üzerinden yayımlanan kırmızı bülten, üye devletlerin kolluk makamlarına bir kişinin yerinin tespit edilmesi ve iade, teslim veya benzer bir hukuki süreç değerlendirilinceye kadar geçici olarak yakalanması yönünde gönderilen uluslararası bir bildirimdir. Kırmızı bülten, tek başına uluslararası tutuklama kararı değildir. Kişi hakkındaki yakalama veya tutuklama işleminin yapılıp yapılmayacağı, bulunduğu ülkenin iç hukukuna göre belirlenir.
İnterpol dosyası ile suçluların iadesi aynı işlem midir?
Kırmızı bülten ile suçluların iadesi birbirleriyle bağlantılı olabilse de aynı hukuki işlem değildir. Kırmızı bülten, kişinin uluslararası düzeyde aranmasına yönelik bir iş birliği aracıdır. Suçluların iadesi ise kişinin bir ceza soruşturması, kovuşturması veya kesinleşmiş mahkûmiyet nedeniyle talep eden devlete teslim edilmesine ilişkin adli ve diplomatik süreçtir.
Türkiye’de suçluların iadesi işlemleri; uluslararası anlaşmalar, karşılıklılık ilkesi ve 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu kapsamında değerlendirilir. Kırmızı bültenin bulunması, kişinin doğrudan talep eden devlete gönderileceği anlamına gelmez. İade talebinin hukuki şartları, suçun niteliği, vatandaşlık durumu, zamanaşımı, aynı fiilden daha önce yargılama yapılıp yapılmadığı ve temel haklara ilişkin riskler ayrıca incelenir.
İnterpol avukatı hangi işlemleri takip eder?
- Kişi hakkında INTERPOL kaydı bulunup bulunmadığının araştırılması,
- Kırmızı bülten veya difüzyon kaydının hukuki dayanağının incelenmesi,
- INTERPOL dosyasına erişim başvurusunun hazırlanması,
- Yanlış veya güncelliğini kaybetmiş verilerin düzeltilmesinin talep edilmesi,
- Hukuka aykırı kayıtların silinmesi için CCF başvurusu yapılması,
- Kırmızı bültenin siyasi veya özel hukuk uyuşmazlığına dayanıp dayanmadığının değerlendirilmesi,
- Türkiye’deki yakalama, geçici tutuklama ve iade dosyalarının incelenmesi,
- İnterpol kaydıyla bağlantılı deport ve giriş yasağı işlemlerine itiraz edilmesi,
- Geri gönderme merkezindeki yabancıyla görüşülmesi ve idari gözetim kararına itiraz edilmesi,
- Yabancının aile, sağlık, ikamet ve uluslararası koruma durumunun araştırılması.
“İnterpol avukatı” mevzuatta ayrı bir avukatlık ruhsatı veya resmî uzmanlık unvanı değildir. Bu ifade, INTERPOL kayıtları ile uluslararası ceza, iade ve yabancılar hukuku alanlarında çalışan avukatları tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır.
İnterpol kaydı Türkiye’de hangi sonuçları doğurabilir?
Kırmızı bülten veya difüzyon kaydı; sınır kapısında kontrol, kolluk işlemi, geçici yakalama, suçluların iadesi dosyasının başlatılması veya yabancının Türkiye’deki hukuki statüsünün yeniden değerlendirilmesi gibi sonuçlara yol açabilir. Bununla birlikte her kayıt aynı hukuki sonucu doğurmaz.
INTERPOL kaydının bulunmasıyla Türkiye’de verilen sınır dışı kararı birbirinden ayrı işlemlerdir. Kırmızı bülten kaldırılmış olsa bile daha önce düzenlenen deport kararı, giriş yasağı veya ulusal arama kaydı kendiliğinden sona ermeyebilir. Aynı şekilde deport kararının iptal edilmesi de INTERPOL sistemindeki verinin otomatik olarak silinmesini sağlamaz.
Kırmızı Bülten Kaldırma
Kırmızı bülten kaldırma işlemi, kaydın INTERPOL Anayasasına ve INTERPOL Verilerin İşlenmesine İlişkin Kurallarına uygun olmadığının ortaya konulmasını gerektirir. Talep yalnızca kişinin suçlamayı kabul etmediğini veya masum olduğunu belirtmesine dayandırılmamalıdır. INTERPOL Dosyalarının Kontrolü Komisyonu, ulusal mahkemenin yerine geçerek ceza dosyasındaki delillerin tamamını yeniden değerlendiren bir temyiz mahkemesi değildir.
Kırmızı bültenin silinmesi talebi, INTERPOL sisteminde tutulan verinin kuruluşun kurallarına uygun olup olmadığına odaklanır. Talep eden ülkenin dosyası, suçun niteliği, kaydın güncelliği, kişinin kimlik bilgileri, uluslararası aramanın amacı ve temel haklara ilişkin hususlar birlikte değerlendirilir.
Kırmızı bülten hangi gerekçelerle kaldırılabilir?
Her dosyanın özellikleri farklı olmakla birlikte aşağıdaki durumlar kırmızı bültenin kaldırılması talebinde önem taşıyabilir:
- Kırmızı bülten talebinin ağırlıklı olarak siyasi, askerî, dinî veya ırksal nitelik taşıması,
- Kişisel verilerin işlenmesinin temel insan haklarıyla bağdaşmaması,
- Kaydın ciddi ve adi bir suç yerine özel hukuk veya aile uyuşmazlığına dayanması,
- İddianın yalnızca idari düzenlemelerin ihlalinden kaynaklanması,
- Uluslararası polis iş birliğini gerektirecek yeterli ağırlık ve uluslararası menfaat bulunmaması,
- Kişiyi suçlamaya bağlayan somut olay bilgilerinin yetersiz olması,
- İsim, doğum tarihi, vatandaşlık veya kimlik bilgilerinin yanlış olması,
- Kişinin başka biriyle karıştırılması veya kimlik benzerliği bulunması,
- Bültene dayanak olan yakalama kararının kaldırılması veya geçerliliğini kaybetmesi,
- Ceza soruşturmasının sona ermesi, suçlamanın düşmesi veya kesinleşmiş beraat kararının bulunması,
- Sunulan verilerin güncel, doğru, ilgili veya gerekli olmaması,
- Talep eden devletin aynı konuyla ilgili INTERPOL kanallarını kullanmasının kuruluş kurallarıyla bağdaşmaması,
- Kişiye, kendisini arayan ülkedeki zulüm riski nedeniyle başka bir devlet tarafından mülteci statüsü verilmiş olması.
Beraat, takipsizlik veya yakalama kararının kaldırılması önemli belgeler olmakla birlikte her durumda kendiliğinden kayıt silinmesi sonucunu doğurmayabilir. Kararın kesinleşip kesinleşmediği, aynı kişi hakkında başka bir soruşturma bulunup bulunmadığı ve talep eden ülkenin kaydı hangi hukuki gerekçeyle devam ettirdiği araştırılmalıdır.
Siyasi nitelikli dosyalarda kırmızı bülten
INTERPOL Anayasası, kuruluşun siyasi, askerî, dinî veya ırksal nitelikte faaliyet yürütmesini yasaklamaktadır. Ancak kişinin siyasi kimliğinin bulunması, kaydın otomatik olarak siyasi kabul edilmesi için yeterli değildir. Suçlamanın niteliği, olayın genel bağlamı, kişinin siyasi faaliyetleri, talep eden ülkenin açıklamaları ve dosyanın adi suç yönünün baskın olup olmadığı birlikte incelenir.
Başvuruda yalnızca “dosya siyasidir” şeklinde genel bir ifade kullanılması yerine; kişinin siyasi faaliyetleri, daha önce uğradığı baskılar, uluslararası kuruluşların raporları, sığınma veya mülteci kararları, yargılamanın zamanlaması ve benzer kişilere yönelik uygulamalar somut belgelerle açıklanmalıdır.
Kırmızı bülten kaldırma başvurusunda kullanılabilecek belgeler
- Geçerli pasaport ve kimlik belgeleri,
- Başvuru vekil aracılığıyla yapılıyorsa yetki belgesi,
- Yakalama, tutuklama veya mahkûmiyet kararları,
- Beraat, takipsizlik veya davanın düşmesine ilişkin kararlar,
- Kararların kesinleşme durumunu gösteren belgeler,
- Suçlamanın niteliğini ve olayların tarih sırasını gösteren açıklamalar,
- Kişinin siyasi, mesleki veya toplumsal durumuna ilişkin belgeler,
- Sığınma veya mülteci statüsü kararları,
- İşkence, kötü muamele veya adil yargılanmama riskini gösteren kayıtlar,
- Kimlik karışıklığını gösteren nüfus ve seyahat belgeleri,
- İddiaları destekleyen güvenilir açık kaynak ve resmî kayıtlar.
Kırmızı bülten kaldırıldığında ne olur?
Kırmızı bültenin silinmesine karar verilmesi hâlinde veri INTERPOL veri tabanından kaldırılır ve üye ülkelere ulusal kayıtlarını güncellemeleri yönünde bildirim yapılır. Gerektiğinde kişinin artık kırmızı bültene tabi olmadığını gösteren bir yazı düzenlenmesi de mümkün olabilir.
Bununla birlikte kırmızı bültenin kaldırılması, talep eden ülkedeki ceza soruşturmasını, yakalama kararını veya mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz. Talep eden devlet kişiyi kendi ulusal sisteminde aramaya devam edebilir ve ülkeler arasında INTERPOL dışındaki adli iş birliği kanallarını kullanabilir.
İnterpol Kaydı Sildirme
“İnterpol kaydı” ifadesi yalnızca kamuya açık kırmızı bültenleri kapsamaz. INTERPOL sistemi içerisinde kırmızı bültenin yanı sıra difüzyonlar ve üye devletlerin kolluk kullanımına açık başka kişisel veriler bulunabilir. Kırmızı bülten arama sayfasında kişinin adına rastlanmaması, hakkında hiçbir kayıt bulunmadığını kesin olarak göstermez. Kırmızı bültenlerin önemli bir kısmı yalnızca kolluk makamlarının kullanımına açıktır.
İnterpol kaydı olup olmadığı nasıl öğrenilir?
Kişi, kendisi hakkında INTERPOL Bilgi Sisteminde veri bulunup bulunmadığını öğrenmek amacıyla INTERPOL Dosyalarının Kontrolü Komisyonuna erişim başvurusu yapabilir. Komisyon bağımsız ve tarafsız bir denetim organıdır. Başvurular ücretsiz ve gizli şekilde incelenir.
Erişim başvurusunda kişinin kimliğinin tereddütsüz belirlenebilmesi gerekir. Pasaport veya resmî kimlik belgesinin okunabilir örneği, adres ve iletişim bilgileri ile başvuru temsilci tarafından yapılıyorsa geçerli yetki belgesi sunulmalıdır.
Bilginin kaynağı olan ülke bazı verilerin açıklanmasına sınırlama getirebilir. Bu nedenle Komisyonun vereceği cevap her durumda dosyadaki bütün belgelerin veya suçlamaların ayrıntılı bir kopyasını içermeyebilir.
İnterpol kaydının düzeltilmesi veya silinmesi
Kayıt bulunduğunun bilinmesi veya güçlü şekilde değerlendirilmesi hâlinde erişim başvurusundan ayrı olarak düzeltme ve silme talebinde bulunulabilir. Düzeltme başvurusu; isim, doğum tarihi, vatandaşlık, fotoğraf veya dosyanın güncel durumu gibi yanlış verilerin değiştirilmesini amaçlar. Silme başvurusu ise verinin INTERPOL kurallarına aykırı işlendiği iddiasına dayanır.
CCF başvurusu nasıl yapılır?
- Başvuru türü belirlenir: Erişim, düzeltme, silme veya önceki kararın yeni bir olgu nedeniyle yeniden incelenmesi taleplerinden uygun olanı seçilir.
- Kimlik belgeleri hazırlanır: Pasaport veya resmî kimlik belgesinin okunabilir örnekleri dosyaya eklenir.
- Olayların tarih sırası oluşturulur: Soruşturma, yargılama, yakalama, seyahat ve sığınma süreçleri açık biçimde sıralanır.
- Hukuki gerekçeler açıklanır: Verinin hangi INTERPOL kuralına neden aykırı olduğu somut olaylarla ortaya konulur.
- Destekleyici belgeler eklenir: Mahkeme kararları, savcılık yazıları, mülteci kararları ve diğer resmî kayıtlar sunulur.
- Başvuru çevrim içi portal üzerinden gönderilir: Dosyanın durumu ve Komisyon yazışmaları portal üzerinden takip edilir.
Güncel uygulamada CCF başvuruları, istisnai durumlar dışında INTERPOL tarafından oluşturulan güvenli çevrim içi portal üzerinden yapılmaktadır. Komisyon incelemeyi esas olarak yazılı açıklamalar ve belgeler üzerinden yürütür. Sözlü duruşma veya başvuru sahibiyle yüz yüze görüşme yalnızca istisnai durumlarda gündeme gelir.
CCF başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?
Başvurunun kabul edilebilir bulunmasından sonra erişim taleplerinin genel olarak dört ay, düzeltme veya silme taleplerinin ise dokuz ay içerisinde karara bağlanması öngörülmektedir. Dosyanın kapsamı, talep eden ülkeyle yapılacak yazışmalar, ek belge talepleri ve Komisyonun iş yoğunluğu fiilî sürenin uzamasına neden olabilir.
Süre, ilk başvurunun gönderildiği tarihten değil, başvurunun kabul edilebilir bulunduğu tarihten itibaren değerlendirilir. Eksik kimlik belgesi, imzasız yetki belgesi veya açık olmayan talepler başvurunun kabul edilebilirlik aşamasını geciktirebilir.
CCF kararına itiraz edilebilir mi?
CCF kararlarına karşı klasik anlamda bir üst mahkemeye başvuru yolu bulunmaz. Ancak karar verilirken bilinmeyen ve bilinseydi farklı bir sonuca ulaşılmasını sağlayabilecek yeni ve ilgili bir olgunun ortaya çıkması hâlinde kararın yeniden incelenmesi talep edilebilir. Yeni olgunun öğrenilmesinden itibaren belirlenen süre içerisinde başvuru yapılmalıdır.
İnterpol kaydı silinince bütün kayıtlar ortadan kalkar mı?
CCF’nin yetkisi INTERPOL Bilgi Sisteminde işlenen verilerle sınırlıdır. Komisyon; ulusal yakalama kararını, ceza soruşturmasını, mahkûmiyet hükmünü, Türkiye’deki tahdit kodunu, deport kararını veya giriş yasağını doğrudan kaldıramaz.
INTERPOL kaydının silinmesinden sonra kişinin seyahat sırasında sorun yaşamaya devam etmesi, bazı ülkelerin ulusal veri tabanlarını henüz güncellememesinden veya başka bir ulusal ya da bölgesel kaydın bulunmasından kaynaklanabilir. Böyle bir durumda sorun yaşanan ülkenin yetkili makamları nezdinde ayrıca işlem yapılması gerekebilir.
Deport Kararı Kaldırma
Deport kararı, Türk hukukunda sınır dışı etme kararı olarak adlandırılır. Yabancının Türkiye’den çıkarılmasına yönelik bu karar, kural olarak valilik tarafından alınır. Sınır dışı kararı INTERPOL tarafından değil, Türkiye’deki yetkili idari makamlar tarafından düzenlenir.
Yabancı hakkında kırmızı bülten bulunması, kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından yapılan değerlendirmede dikkate alınabilir. Ancak yalnızca “İnterpol kaydı vardır” şeklinde soyut bir gerekçe yerine yabancının kişisel durumu ve hakkında ileri sürülen olguların somut olarak değerlendirilmesi gerekir.
Deport kararı hangi durumlarda verilebilir?
- Vize veya vize muafiyeti süresinin aşılması,
- İkamet izninin bulunmaması, iptal edilmesi veya süresinin sona ermesi,
- Çalışma izni olmadan çalışılması,
- Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarının ihlal edilmesi,
- Sahte ya da gerçeğe aykırı belge kullanılması,
- Geçimin hukuka aykırı yollarla sağlandığının değerlendirilmesi,
- Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturulduğunun ileri sürülmesi,
- Ceza hukuku veya uluslararası arama kayıtlarıyla bağlantılı bir durumun bulunması,
- Kanunda belirtilen diğer sınır dışı etme sebeplerinden birinin ortaya çıkması.
Deport kararının kaldırılması için hangi hususlar incelenir?
Sınır dışı kararının iptali talep edilirken kararın yalnızca sonucu değil, dayandığı somut gerekçe incelenmelidir. Yabancının Türkiye’deki aile hayatı, çocukları, ikamet süresi, sağlık durumu, çalışma geçmişi ve gönderileceği ülkede karşılaşabileceği riskler dosyada önem taşıyabilir.
- Kararın yetkili makam tarafından alınıp alınmadığı,
- Kararın gerekçeli ve usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği,
- İleri sürülen olayların gerçek ve güncel olup olmadığı,
- Kamu düzeni değerlendirmesinin somut bilgiye dayanıp dayanmadığı,
- Yabancının savunmasının ve kişisel koşullarının dikkate alınıp alınmadığı,
- Kararın aile hayatına ve çocuğun yüksek yararına etkisi,
- Daha hafif bir tedbirin yeterli olup olmayacağı,
- Geri gönderme yasağı veya sınır dışı kararı alınamayacak kişiler kapsamında bulunup bulunmadığı.
Kimler hakkında sınır dışı kararı uygulanamaz?
Yabancının gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muameleyle karşılaşacağına ilişkin ciddi belirtiler bulunuyorsa sınır dışı işlemi gerçekleştirilemez. Bu değerlendirme genel ülke koşullarından ibaret olmayıp yabancının kişisel riski üzerinden yapılmalıdır.
Ciddi sağlık sorunu, riskli hamilelik, seyahate engel yaş durumu, hayati tedavinin gönderilecek ülkede bulunmaması, insan ticareti mağduriyeti veya devam eden şiddet tedavisi gibi durumlar da sınır dışı işleminin uygulanmasına engel olabilir.
Yabancının bu koşullardan birini taşıdığını yalnızca beyan etmesi yeterli olmayabilir. Sağlık raporları, tehdit belgeleri, sığınma kayıtları, aile belgeleri ve gönderilecek ülkedeki riski gösteren güvenilir bilgiler dosyaya sunulmalıdır.
Deport kararı kaldırıldığında giriş yasağı da kalkar mı?
Sınır dışı kararı, Türkiye’ye giriş yasağı ve tahdit kodu bağlantılı olsa da birbirinden ayrı idari işlemler olabilir. Deport kararının mahkeme tarafından iptal edilmesi, yabancı hakkında bulunan bütün giriş yasaklarının ve ulusal kayıtların kendiliğinden silindiği anlamına gelmez.
Karar sonrasında yabancı hakkında devam eden giriş yasağı, ikamet izni iptali, çalışma izni işlemi veya tahdit kaydı bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Deport Kararına İtiraz
Deport kararına itiraz, kararın tebliğinden sonra görevli idare mahkemesinde iptal davası açılması yoluyla gerçekleştirilir. Sınır dışı kararlarında genel idari dava süresinden daha kısa ve özel bir süre uygulanmaktadır. Bu nedenle karar tebliğ edilir edilmez hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.
Deport kararına itiraz süresi kaç gündür?
Yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı, sınır dışı kararının tebliğ edilmesinden itibaren yedi gün içerisinde idare mahkemesine başvurabilir. Sürenin hesaplanabilmesi için kararın hangi tarihte ve kime tebliğ edildiği belirlenmelidir.
Yedi günlük süre içerisinde başvuru yapılmaması, davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesine yol açabilir. İdari makama dilekçe verilmesi, yeni ikamet izni başvurusu yapılması veya başka bir işlem sonucunun beklenmesi dava süresini kendiliğinden korumaz.
Dava açıldığında yabancı sınır dışı edilir mi?
Yabancının kendi rızasıyla ayrılması durumu saklı kalmak üzere, dava açma süresi içerisinde ve süresinde dava açılması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işlemi uygulanmaz. Dava açıldığının, sınır dışı kararını veren makama da bildirilmesi gerekir.
Sınır dışı işlemine karşı dava açılması, geri gönderme merkezindeki idari gözetimi kendiliğinden sona erdirmez. Yabancı idari gözetim altında tutuluyorsa sulh ceza hâkimliğine ayrıca başvuru yapılmalıdır.
Deport davasında kullanılabilecek belgeler
- Sınır dışı kararının ve tebliğ belgesinin örneği,
- Pasaport, vize, ikamet ve çalışma izni kayıtları,
- Türkiye’ye giriş ve çıkış kayıtları,
- Türk vatandaşı veya Türkiye’de yaşayan eş ve çocuklara ilişkin belgeler,
- Çocukların okul, eğitim ve sağlık kayıtları,
- Yabancının adresini ve düzenli yaşamını gösteren belgeler,
- İş sözleşmesi, sosyal güvenlik ve gelir kayıtları,
- Sağlık raporları ve devam eden tedavi belgeleri,
- Uluslararası koruma veya sığınma başvurularına ilişkin belgeler,
- Kırmızı bültenin kaldırıldığına veya incelendiğine ilişkin CCF yazıları,
- Kamu düzeni iddiasını çürüten mahkeme, savcılık veya kolluk kayıtları,
- Gönderilecek ülkedeki kişisel riski gösteren bilgi ve belgeler.
Kırmızı bülten nedeniyle verilen deport kararına nasıl itiraz edilir?
Deport kararının kırmızı bülten veya uluslararası arama kaydına dayanması durumunda öncelikle kaydın niteliği belirlenmelidir. Kırmızı bültenin güncel olup olmadığı, hangi suça dayandığı, talep eden devletin geçerli bir yakalama kararı bulunup bulunmadığı ve CCF nezdinde bir başvuru yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır.
CCF başvurusu yapılmış olması tek başına deport davasındaki yedi günlük süreyi durdurmaz. Gerektiğinde INTERPOL kayıt süreci ile Türkiye’deki idari dava aynı anda yürütülmelidir. CCF tarafından verilen geçici veya nihai kararlar daha sonra idare mahkemesi dosyasına sunulabilir.
Geri Gönderme Merkezinden Nasıl Çıkılır?
Geri gönderme merkezleri, hakkında sınır dışı etme ve idari gözetim kararı alınan yabancıların tutulduğu idari merkezlerdir. Yabancının geri gönderme merkezinde bulunması, ceza mahkemesi tarafından mahkûm edildiği veya cezaevinde tutulduğu anlamına gelmez. Tutulmanın hukuki dayanağı idari gözetim kararıdır.
Geri gönderme merkezinden çıkış için yalnızca merkeze standart bir dilekçe verilmesi çoğu zaman yeterli değildir. Yabancı hakkındaki idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulması ve sınır dışı kararı varsa buna karşı idare mahkemesinde ayrı dava açılması gerekir.
Geri gönderme merkezinden çıkış yolları
- İdari gözetim kararının idare tarafından kaldırılması,
- Aylık inceleme sonucunda gözetimin devamında zorunluluk bulunmadığının belirlenmesi,
- Sulh ceza hâkimliğinin idari gözetimi hukuka aykırı bulması,
- İdari gözetim yerine alternatif yükümlülük uygulanması,
- Sınır dışı işleminin gerçekleştirilmesi,
- Kanuni azami gözetim süresinin sona ermesi,
- Yabancının sağlık veya kişisel durumunun gözetimi ölçüsüz hâle getirmesi,
- Gözetimin dayandığı sınır dışı sürecinin hukuki temelinin ortadan kalkması.
İdari gözetim ne kadar sürebilir?
Geri gönderme merkezindeki idari gözetim süresi kural olarak altı ayı geçemez. Sınır dışı işleminin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesi hakkında doğru bilgi ve belge vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde süre en fazla altı ay daha uzatılabilir.
Bu sürelerin kanunda yer alması, her yabancının altı ay veya bir yıl boyunca merkezde tutulabileceği anlamına gelmez. İdari gözetimin devamında zorunluluk bulunup bulunmadığı her ay düzenli olarak incelenmelidir. Gözetim gerekli ve ölçülü değilse daha erken kaldırılmalıdır.
İdari gözetime alternatif yükümlülükler
İdari gözetimin sona erdirilmesi hâlinde yabancı doğrudan hiçbir yükümlülük olmaksızın serbest bırakılabileceği gibi hakkında alternatif tedbirlerden biri veya birkaçı uygulanabilir:
- Belirli bir adreste ikamet etme,
- Belirli zamanlarda bildirimde bulunma,
- Aile temelli geri dönüş sürecine katılma,
- Geri dönüş danışmanlığı alma,
- Teminat gösterme,
- Elektronik izlemeye tabi olma,
- Mevzuatta belirtilen diğer alternatif yükümlülükler.
Sabit adres, aile bağı, devam eden eğitim veya tedavi, geçerli kimlik belgeleri ve düzenli yaşam koşulları kaçma riskinin bulunmadığının gösterilmesinde önem taşıyabilir. Alternatif yükümlülüklere uyulmaması, yabancının yeniden idari gözetim altına alınmasına neden olabilir.
Geri gönderme merkezindeki yabancının hakları
- İdari gözetim ve sınır dışı kararlarının gerekçesini öğrenme,
- Kararların yazılı örneğini alma,
- Avukata ve yasal temsilciye erişme,
- Avukatıyla gizlilik içerisinde görüşme,
- Yakınları ve konsolosluk yetkilileriyle iletişim kurma,
- Telefon hizmetlerinden yararlanma,
- Bedelini karşılayamadığı acil ve temel sağlık hizmetlerine erişme,
- Uygun şartlarda adli yardım talep etme,
- İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurma,
- Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açma.
Avukat geri gönderme merkezindeki yabancıyla görüşebilir mi?
Geri gönderme merkezinde tutulan yabancının avukata erişim ve avukatıyla görüşme hakkı bulunmaktadır. Avukat, yabancının tutulduğu merkeze başvurarak müvekkiliyle görüşebilir, karar örneklerini inceleyebilir ve gerekli yargısal başvuruları hazırlayabilir.
Yabancının pasaportu, ikamet kartı, aile belgeleri, sağlık raporları ve tebligat evrakı yakınlarında bulunuyorsa bu belgelerin mümkün olan en kısa sürede avukata ulaştırılması önemlidir.
İdari Gözetim Kararına İtiraz
İdari gözetim kararına karşı başvurulacak görevli makam sulh ceza hâkimliğidir. Bu başvuru, sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde açılan davadan farklıdır. Her iki karar aynı tarihte tebliğ edilmiş olsa bile ayrı hukuki başvurular hazırlanmalıdır.
İdari gözetim kararına kimler itiraz edebilir?
İdari gözetim altına alınan yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Dilekçe doğrudan hâkimliğe sunulabileceği gibi idareye de verilebilir. İdareye verilen başvurunun yetkili sulh ceza hâkimliğine gecikmeksizin gönderilmesi gerekir.
İdari gözetim itirazı kaç günde incelenir?
Sulh ceza hâkiminin başvuruyu beş gün içerisinde inceleyerek sonuçlandırması öngörülmektedir. İtirazın yapılması idari gözetimi kendiliğinden durdurmaz; yabancı, hâkimlik kararı veya idarenin gözetimi kaldırması gerçekleşinceye kadar merkezde tutulmaya devam edebilir.
İdari gözetim itirazında ileri sürülebilecek gerekçeler
- Kaçma veya kaybolma riskinin somut olarak ortaya konulmaması,
- Yabancının sabit ve doğrulanabilir bir adresinin bulunması,
- Pasaport ve kimlik bilgilerinin eksiksiz olması,
- Yabancının eşi, çocuğu veya yakın ailesinin Türkiye’de yaşaması,
- Çocukların yüksek yararının değerlendirilmemesi,
- Yabancının ciddi sağlık sorununun bulunması,
- Gözetimin yabancının yaşı veya hamileliği bakımından ölçüsüz olması,
- Sınır dışı işleminin yakın zamanda gerçekleştirilemeyecek olması,
- Yabancının makamlarla iş birliği yapması,
- Alternatif tedbirlerin yeterli olabilecek olması,
- Kararın yalnızca genel ifadeler içerip kişisel gerekçeye dayanmaması,
- Aylık gözetim değerlendirmesinin usulüne uygun yapılmaması.
İdari gözetimin ilk verildiği tarihte hukuka uygun olması, daha sonraki bütün dönemlerde de zorunlu olduğu anlamına gelmez. Yabancının adres göstermesi, kimlik belgesini temin etmesi, sağlık durumunun değişmesi veya sınır dışı işleminin gerçekleştirilemeyeceğinin anlaşılması yeni bir değerlendirme yapılmasını gerektirebilir.
İdari gözetim kaldırılırsa deport kararı sona erer mi?
İdari gözetimin kaldırılması, yabancı hakkındaki sınır dışı kararını otomatik olarak iptal etmez. Yabancı geri gönderme merkezinden çıkarılmış olsa bile belirli bir adreste ikamet, imza verme veya elektronik izleme gibi alternatif yükümlülüklere tabi tutulabilir ve sınır dışı süreci devam edebilir.
Bu nedenle sulh ceza hâkimliği başvurusunun yanında, yedi günlük süre geçirilmeden sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açılması da değerlendirilmelidir.
Türkiye’ye Giriş Yasağı Kaldırma
Türkiye’ye giriş yasağı; kamu düzeni, kamu güvenliği, kamu sağlığı, vize veya ikamet ihlali ve sınır dışı işlemi gibi farklı gerekçelerle uygulanabilir. Giriş yasağının kaldırılması için öncelikle yasağın hangi makam tarafından, hangi gerekçeyle ve ne kadar süreyle tesis edildiğinin belirlenmesi gerekir.
Türkiye’ye giriş yasağı neden uygulanır?
- Vize veya vize muafiyeti süresinin ihlal edilmesi,
- İkamet veya çalışma izni sona erdikten sonra Türkiye’den çıkılmaması,
- Verilen çıkış süresine uyulmaması,
- İdari para cezalarının veya kamu alacaklarının ödenmemesi,
- Sınır dışı kararının uygulanması,
- Kamu düzeni veya kamu güvenliği bakımından sakınca bulunduğunun değerlendirilmesi,
- Sahte belge veya yanlış kimlik bilgisi kullanılması,
- Suç, uluslararası arama veya kolluk kaydı bulunması,
- Türkiye’ye giriş şartlarının taşınmaması.
Vize ve ikamet ihlalinden kaynaklanan giriş yasaklarının süresi; ihlalin ne kadar sürdüğü, yabancının kendiliğinden çıkış yapıp yapmadığı ve para cezalarını ödeyip ödemediği gibi unsurlara göre değişebilir. Giriş yasağı süresi sona ermiş olsa bile ödenmemiş idari para cezası veya kamu alacağı Türkiye’ye girişte sorun oluşturabilir.
Giriş yasağı nasıl kaldırılır?
Giriş yasağının hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa işlemin kaldırılması veya yeniden değerlendirilmesi için idari başvuru yapılabilir. İdari başvurunun sonuçsuz kalması veya doğrudan dava yolunun tercih edilmesi hâlinde görevli ve yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması değerlendirilebilir.
Dava ve başvuru yöntemi; yasağı veren makam, kararın tebliğ biçimi, yasağın yurt içinde mi yoksa sınır kapısında mı öğrenildiği ve işlemle birlikte başka bir karar bulunup bulunmadığına göre belirlenmelidir.
Giriş yasağı bulunan yabancı özel vize alabilir mi?
Giriş yasağı bulunan yabancıların, bazı durumlarda bulundukları ülkedeki Türk dış temsilciliğine özel meşruhatlı vize başvurusu yapmaları mümkün olabilir. Aile birleşimi, tedavi, eğitim, çalışma veya başka önemli bir hukuki neden başvuruda açıklanabilir.
Özel meşruhatlı vize başvurusu, giriş yasağının kesin olarak kaldırıldığı anlamına gelmez ve başvurunun kabul edileceğine ilişkin garanti oluşturmaz. Yabancının giriş amacı, hakkındaki kayıtlar ve kamu düzeni değerlendirmesi yetkili makamlar tarafından incelenir.
Kırmızı bülten kaldırıldığında giriş yasağı kalkar mı?
Kırmızı bültenin veya INTERPOL verisinin silinmesi, bu kayda dayanılarak Türkiye’de oluşturulmuş giriş yasağını kendiliğinden kaldırmayabilir. CCF kararının ilgili Türk makamlarına sunulması ve ulusal işlemin ayrıca kaldırılmasının talep edilmesi gerekebilir.
Giriş yasağının INTERPOL dışındaki bir ceza soruşturmasına, vize ihlaline, ödenmemiş para cezasına veya başka bir kamu düzeni değerlendirmesine dayanması hâlinde bu gerekçelerin de ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
Tahdit Kodu Kaldırma
Tahdit kodu, yabancının Türkiye’ye girişi, ülkede kalışı, ikamet işlemleri veya sınır dışı süreciyle ilgili olarak idari sistemlerde kullanılan kayıtları ifade eder. Farklı kodlar; vize ihlali, ikamet ihlali, kamu düzeni, sahte belge, çalışma izinsiz faaliyet, sınır dışı veya güvenlik değerlendirmesi gibi farklı nedenlere dayanabilir.
Tahdit kodunun yalnızca harf ve rakamından hareketle standart bir dilekçe hazırlanması doğru değildir. Aynı kodun uygulanmasına neden olan olaylar ve yabancı hakkında alınmış diğer kararlar farklı olabilir. Öncelikle kaydın dayanağı, kayıt tarihi, işlemi yapan makam ve bağlantılı giriş yasağı veya deport kararı araştırılmalıdır.
Tahdit kodu nasıl öğrenilir?
Yabancı tahdit kaydını sınır kapısında, vize başvurusunda, ikamet izni işleminde veya kolluk kontrolünde öğrenebilir. Ancak kendisine yalnızca kod bilgisinin sözlü olarak verilmesi, hukuki gerekçenin tam olarak öğrenildiği anlamına gelmez.
İlgili idari makamlardan bilgi ve belge talep edilmesi, yabancı adına tesis edilmiş sınır dışı, giriş yasağı veya ikamet iptali kararlarının örneklerinin alınması ve tebligat kayıtlarının incelenmesi gerekir.
Tahdit kodu kaldırma yolları
- Kodun dayanağı belirlenir: Vize ihlali, sınır dışı, güvenlik veya başka bir idari gerekçe bulunup bulunmadığı araştırılır.
- Bağlantılı kararlar incelenir: Deport, giriş yasağı, ikamet izni iptali ve para cezası kayıtları kontrol edilir.
- Güncel belgeler toplanır: Beraat, takipsizlik, CCF kararı, aile bağı, sağlık ve ikamet belgeleri hazırlanır.
- İdari başvuru yapılır: Kaydın kaldırılması, düzeltilmesi veya yeniden değerlendirilmesi talep edilir.
- Yargı yolu değerlendirilir: Hukuka aykırı işlemin iptali için görevli idare mahkemesinde dava açılır.
Kamu güvenliği gerekçeli tahdit kayıtları
Kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçesiyle oluşturulan kayıtlarda idare, bazı bilgi ve belgelerin gizliliğini ileri sürebilir. Bununla birlikte yabancı hakkında uygulanan işlemin hukuki ve fiilî bir sebebinin bulunması gerekir. Yalnızca soyut ve kişiselleştirilmemiş ifadelerle temel hakların sınırlanması hukuki denetime konu olabilir.
Kişi hakkında beraat, takipsizlik, yanlış kimlik tespiti veya INTERPOL kaydının silinmesi kararı varsa bu belgeler idari başvuru ve dava dosyasına sunulabilir. Ancak ceza dosyasındaki olumlu kararın tahdit kaydını kendiliğinden sildiği kabul edilmemelidir.
Tahdit kodu ile İnterpol kaydı arasındaki fark
INTERPOL kaydı uluslararası polis bilgi sisteminde işlenen bir veridir. Tahdit kodu ise Türkiye’deki idari makamlar tarafından kullanılan ulusal bir kayıttır. CCF yalnızca INTERPOL sistemindeki veriyi inceleyebilir; Türkiye’deki tahdit kodunu doğrudan kaldırma yetkisine sahip değildir.
Bir dosyada hem INTERPOL kaydı hem de tahdit kodu bulunuyorsa iki ayrı hukuki süreç yürütülmesi gerekebilir. CCF başvurusu uluslararası kayıt için, Türk idari makamları ve idare mahkemeleri nezdindeki başvurular ise ulusal tahdit kaydı için yapılır.
Yabancılar İçin Deport Avukatı
Deport işlemleri, yabancının Türkiye’deki ikametini, aile hayatını, çalışmasını ve seyahat özgürlüğünü doğrudan etkileyebilir. Sınır dışı kararlarına karşı yedi günlük kısa dava süresi bulunması nedeniyle dosyanın gecikmeden incelenmesi önemlidir.
Deport avukatı; sınır dışı kararının hukuki dayanağını, tebliğ tarihini, yabancının Türkiye’deki statüsünü, aile bağlarını ve gönderileceği ülkedeki riskleri birlikte değerlendirir. Yabancı geri gönderme merkezindeyse idari gözetim ve sınır dışı kararlarına karşı ayrı başvurular hazırlanır.
Deport avukatına hangi belgeler iletilmelidir?
- Yabancının pasaport ve kimlik belgeleri,
- Sınır dışı kararının bütün sayfaları,
- Kararın tebliğ belgesi veya tebliğ tarihi bilgisi,
- İdari gözetim kararının örneği,
- Geri gönderme merkezine giriş tarihi ve merkez bilgisi,
- Vize, ikamet ve çalışma izni belgeleri,
- Türkiye’ye giriş ve çıkış kayıtları,
- Evlilik ve çocuklara ilişkin nüfus belgeleri,
- Adres, kira sözleşmesi ve ikamet kayıtları,
- Sağlık raporları ve tedavi belgeleri,
- Ceza soruşturması veya mahkeme kararları,
- Varsa kırmızı bülten, CCF veya iade dosyasına ilişkin belgeler,
- Türkiye’ye giriş yasağı veya tahdit koduyla ilgili kayıtlar.
Deport avukatı hangi başvuruları yapabilir?
- Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası,
- İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliği başvurusu,
- Alternatif yükümlülük uygulanması talebi,
- Türkiye’ye giriş yasağının kaldırılması başvurusu,
- Tahdit kodunun kaldırılması veya düzeltilmesi talebi,
- İkamet izni ret veya iptal kararına karşı dava,
- Özel meşruhatlı vize sürecinin hukuki takibi,
- Geri gönderme yasağı ve sınır dışı edilemeyecek kişilere ilişkin başvuru,
- INTERPOL kaydı için CCF erişim, düzeltme veya silme başvurusu.
İnterpol ve deport dosyalarında avukat desteğinin önemi
INTERPOL, suçluların iadesi ve deport işlemleri aynı kişi hakkında eş zamanlı olarak yürütülebilir. Bu işlemlerin görevli makamları, başvuru yöntemleri ve süreleri birbirinden farklıdır. CCF başvurusu yapılırken Türkiye’deki yedi günlük sınır dışı davası süresinin kaçırılması veya yalnızca deport davası açılarak idari gözetim kararına itiraz edilmemesi hak kaybına neden olabilir.
Avukat Esra Aslan tarafından; dosyanın uluslararası ve ulusal kayıtları birlikte incelenerek CCF başvuruları, sınır dışı davaları, idari gözetim itirazları, giriş yasağı ve tahdit kodu işlemleri somut olayın özelliklerine göre takip edilmektedir.
İnterpol, Kırmızı Bülten ve Deport İşlemlerinde Hukuki Hizmet
Kırmızı bülten dosyalarında INTERPOL sistemi, talep eden ülkenin ceza dosyası ve kişinin bulunduğu ülkenin iç hukuku birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Kırmızı bültenin kaldırılması, ulusal ceza dosyasını veya Türkiye’deki idari kayıtları kendiliğinden sona erdirmediğinden her karar için uygun hukuki yol ayrıca belirlenmelidir.
Avukat Esra Aslan tarafından; INTERPOL kaydının araştırılması, CCF dosyasının hazırlanması, kırmızı bülten ve difüzyon kayıtlarının silinmesi veya düzeltilmesi talepleri, deport kararına itiraz, geri gönderme merkezinden çıkış, idari gözetimin kaldırılması, giriş yasağı ve tahdit kodu işlemleri konusunda hukuki hizmet sunulmaktadır.
Başvuru sürecinde kişinin seyahat geçmişi, ceza dosyası, mülteci veya sığınma statüsü, Türkiye’deki aile bağları ve kararların tebliğ tarihleri birlikte incelenmelidir. Özellikle sınır dışı işlemlerinde kısa dava süreleri bulunduğu için karar ve tebligat belgelerinin gecikmeden değerlendirilmesi önemlidir.