İLETİŞİM
Türkiye’de yabancı uyruklu kişilerin iş kazası hakları, çalışanın vatandaşlığından bağımsız olarak iş ve sosyal güvenlik mevzuatına göre belirlenir. Türkiye’de çalışan yabancı işçi, iş kazası geçirdiğinde sağlık hizmeti, geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve şartları varsa işverenden tazminat talep etme hakkına sahip olabilir. Bu konuyla bağlantılı olarak İş Hukuku başlıklı içeriği de inceleyebilirsiniz.
Çalışma izninin veya sigorta kaydının bulunmaması işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Ancak sigortasız ya da izinsiz çalışmada kazanın, çalışma ilişkisinin ve gerçek ücretin ispatlanması daha zor olabileceği için delillerin hızlı şekilde korunması gerekir.
İş kazasının yalnızca fabrika, ofis veya şantiye içinde meydana gelmesi gerekmez. Çalışanın yaptığı işle bağlantılı bazı işyeri dışı olaylar da iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
Yabancı çalışanın aşağıdaki zamanlarda geçirdiği olaylar iş kazası sayılabilir:
Olayın iş kazası sayılmasıyla işverenin kusurlu olup olmadığı aynı konu değildir. Bir olay SGK bakımından iş kazası kabul edilebilir ancak işverenden tazminat alınabilmesi için kusur, zarar ve nedensellik bağı ayrıca incelenir.
İş kazası sonrasında ilk öncelik sağlık yardımı alınmasıdır. Hastaneye veya sağlık kuruluşuna başvurulurken olayın iş sırasında meydana geldiği açıkça belirtilmelidir.
Sağlık kayıtlarında olayın sıradan bir yaralanma olarak gösterilmesi, daha sonra iş kazasının ispatını zorlaştırabilir. Çalışan Türkçe bilmiyorsa anlayabildiği dilde açıklama veya tercüman desteği talep etmelidir.
Kazadan sonra mümkün olduğu ölçüde şu işlemler yapılmalıdır:
İşverenin “Tedavini karşılarız, kazayı bildirmeyelim” şeklindeki önerisi kabul edilmemelidir. Bildirim yapılmaması gelecekte geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tazminat süreçlerinde ciddi sorun oluşturabilir.
Bir işverene bağlı çalışan yabancının geçirdiği iş kazası, işveren tarafından kolluk kuvvetlerine derhal bildirilmelidir. SGK bildirimi ise kazadan sonraki üç iş günü içinde yapılmalıdır. Sürecin ilgili yönü hakkında Yabancı Uyruklu Çalışanların İşten Çıkarılması Halinde Hakları sayfasında ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
Kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmiş ve işveren olayı daha sonra öğrenmişse üç iş günlük süre, kazanın öğrenildiği tarihten başlayabilir.
İşverenin bildirim yapmaması, olayın iş kazası olma niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Çalışan veya yakınları, sağlık belgeleri ve diğer delillerle SGK’ya başvurarak olayın incelenmesini isteyebilir.
İş kazası sigortasından yararlanmak için uzun bir sigortalılık süresi veya belirli sayıda prim günü şartı aranmaz. Sigortalı çalışan, ilk çalışma gününde iş kazası geçirse bile iş kazası sigortasından yararlanabilir.
Kaza nedeniyle bir süre çalışamayan ve yetkili sağlık kuruluşundan istirahat raporu alan yabancı çalışana geçici iş göremezlik ödeneği verilebilir.
İş kazasında ödeme, raporlu olunan her gün için yapılır. Yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayakta tedavide ise günlük kazancın üçte ikisi esas alınır.
İşverenin iş kazasını geç bildirmesi nedeniyle SGK tarafından çalışana yapılan bazı ödemeler işverenden tahsil edilebilir. Geç bildirimden doğan sorumluluk çalışana yüklenmemelidir.
İş kazası kalıcı bedensel veya ruhsal zarar bırakmışsa SGK tarafından meslekte kazanma gücü kaybı değerlendirilir.
Kurum Sağlık Kurulu tarafından meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 azaldığı tespit edilirse yabancı çalışana sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir.
Çalışanın tedavisinin tamamlanmış olması, tamamen iyileştiği anlamına gelmez. Hareket kısıtlılığı, uzuv kaybı, görme veya işitme kaybı, kronik ağrı ve ruhsal bozukluklar kalıcı iş göremezlik değerlendirmesine konu olabilir.
İş kazası sonucunda yabancı çalışan hayatını kaybederse şartları taşıyan eş, çocuk veya diğer hak sahiplerine ölüm geliri bağlanabilir. Yabancı Çalışanların Türkiye’de İş Sözleşmesi Hakları içeriği, bu aşamayla bağlantılı diğer hukuki noktaları açıklar.
İş kazasına bağlı ölüm gelirinde belirli bir sigortalılık süresi veya prim günü aranmaz. Çalışanın ilk iş gününde hayatını kaybetmesi hâlinde dahi hak sahipleri ölüm geliri talep edebilir.
Hak sahipleri ayrıca cenaze ödeneği ve şartları varsa evlenme ödeneğinden yararlanabilir.
SGK tarafından yapılan ödemeler ile işverenden talep edilebilecek tazminatlar birbirinden farklıdır. SGK ödemesi alınması, işverene karşı tazminat davası açılmasına tek başına engel olmaz.
İşverenin gerekli iş güvenliği tedbirlerini almaması, eğitim vermemesi, uygun ekipman sağlamaması veya tehlikeli çalışma yöntemine izin vermesi hâlinde maddi tazminat sorumluluğu doğabilir.
Maddi tazminat kapsamında:
talep edilebilir.
İşçinin ücreti SGK’ya düşük bildirilmişse tazminat hesabında yalnızca bordrodaki tutar esas alınmayabilir. Gerçek ücret; banka kayıtları, çalışma izni başvurusu, emsal ücretler ve diğer delillerle araştırılabilir.
İş kazası nedeniyle fiziksel acı, kalıcı engel, estetik zarar veya ağır ruhsal sıkıntı yaşayan yabancı çalışan manevi tazminat talep edebilir.
Kazanın ölümle sonuçlanması durumunda ölen çalışanın eşi, çocukları, anne ve babası ile somut olayda yakın ilişki içinde bulunan kişiler de manevi tazminat isteyebilir.
Manevi tazminatın miktarı; kazanın ağırlığı, kusur oranları, maluliyet durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik koşulları dikkate alınarak belirlenir.
Çalışanın güvenlik talimatına aykırı davranması veya kendisine verilen koruyucu ekipmanı kullanmaması kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Ancak çalışana kusur verilmesi, işverenin sorumluluğunu her durumda tamamen ortadan kaldırmaz.
İşveren; risk değerlendirmesi yapmak, çalışanı eğitmek, gerekli ekipmanı sağlamak ve kurallara uyulup uyulmadığını denetlemekle yükümlüdür. İşverenin yalnızca koruyucu ekipmanı teslim etmiş olması her zaman yeterli sayılmaz.
Çalışma izni olmadan çalışma hem yabancı hem işveren bakımından idari yaptırım doğurabilir. Ancak izin bulunmaması, işverenin güvenli çalışma ortamı sağlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İzinsiz veya sigortasız çalışan yabancı açısından öncelikle fiilî çalışma ilişkisinin ispatlanması gerekir. İşverenin çalışanı “misafir”, “gönüllü” veya “deneme sürecindeki kişi” olarak göstermesi tek başına çalışma ilişkisini ortadan kaldırmaz.
İşverenin sigorta girişini yapmadığı durumlarda hizmet tespiti, iş kazasının tespiti ve tazminat talepleri birlikte gündeme gelebilir. Bununla beraber çalışma izni ihlali nedeniyle yabancının göç hukuku durumu da ayrıca incelenebilir.
Uluslararası bir şirket tarafından Türkiye’ye geçici olarak gönderilen yabancı çalışan, kendi ülkesinin sosyal güvenlik sistemine tabi olduğunu gösteren belgeye sahip olabilir. Ayrıca Uluslararası Şirketlerde Çalışan Yabancı Personelin İş Hukuku Hakları konusunda açıklanan hususlar somut olayla birlikte değerlendirilmelidir.
Türkiye ile çalışanın ülkesi arasında sosyal güvenlik sözleşmesi bulunması hâlinde hangi ülke sigorta mevzuatının uygulanacağı sözleşmeye göre belirlenir. Bu durum işverenin Türkiye’deki iş sağlığı ve güvenliği sorumluluklarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir. Çalışan veya yakınları doğrudan görevli mahkemede dava açabilir.
Tarafların isterlerse gönüllü olarak arabuluculuğa başvurması mümkündür. Ancak SGK’nın taraf olduğu tespit, itiraz ve rücu uyuşmazlıkları ayrı şekilde değerlendirilir.
İş kazası nedeniyle açılan davalar genel olarak iş mahkemelerinde görülür. Zamanaşımı ve diğer dava süreleri talebin hukuki dayanağına ve varsa ceza soruşturmasına göre değişebileceğinden başvuru geciktirilmemelidir.
Genel olarak evet. Haklar vatandaşlığa değil sigortalılık, iş ilişkisi, zarar ve kusur durumuna göre belirlenir.
Çalışan veya yakınları sağlık belgeleri ve diğer delillerle SGK’ya başvurarak olayın iş kazası olarak incelenmesini isteyebilir.
Evet. İş kazası sigortasında belirli bir prim günü veya sigortalılık süresi aranmaz.
Çalışma izni ihlali ayrı yaptırım doğurur. İş kazası ve tazminat talepleri ise fiilî çalışma, kusur ve zarar üzerinden ayrıca değerlendirilir.
SGK yardımları işverenden talep edilecek maddi ve manevi tazminatları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz.
Hukuki bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İş kazası, sigortalılık, çalışma izni, kusur, maluliyet ve tazminat hesapları her olayın belgelerine ve çalışanın hukuki statüsüne göre ayrı değerlendirilmelidir.